Bülbülzade Vakfı, Ege Üniversitesi’nde düzenlenen "Umut ve Karamsarlık Arasında Suriyelilerin Geri Dönüşünü Konuşmak" paneline katılarak Suriye ve Gaziantep'teki köklü saha tecrübelerini, eğitim çalışmalarını ve geri dönüşün psikolojik boyutuna dair vizyonunu paylaştı.
20 Haziran Dünya Mülteciler Günü kapsamında Ege Üniversitesi önemli bir panele ev sahipliği yaptı. Bornova Gençlik Merkezi, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, Gençlik Çalışmaları Merkezi Derneği ve İzmir Uluslararası Öğrenci Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, "Umut ve Karamsarlık Arasında Suriyelilerin Geri Dönüşünü Konuşmak" başlığı ele alındı. Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Toplantı Salonu’nda gerçekleşen panelin açılış konuşmalarını Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün, İzmir Uluslararası Öğrenci Derneği Başkan Yardımcısı ve Gençlik Çalışmaları Merkezi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi yaptı.
HER İNSANIN HİKAYESİ ÖZEL
Uzman akademisyenler, araştırmacılar ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı programda; Suriyeli sığınmacıların geri dönüş süreçleri akademik çalışmalar ve saha deneyimleri ışığında değerlendirildi. Gönüllü geri dönüş, uyum süreçleri, güvenlik koşulları ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı panelde, sürdürülebilir çözümler üretilmesinde kurumlar arası iş birliğinin önemi vurgulandı. Suriye ve Gaziantep genelindeki göç çalışmaları ile kültür merkezlerinin faaliyetlerini aktarmak üzere programa katılan Bülbülzade Vakfı adına Şehadet Gerçek panelde bir konuşma gerçekleştirdi. Vakfın 2011 yılından bu yana yürüttüğü kapsamlı göç çalışmalarına değinen Gerçek, "İnsanı yaşat ki insanlık yaşasın" düsturuyla hareket ettiklerini belirtti. Her bir insanın hikayesini önemsediklerini ve bu hikayeleri çözümün, umudun birer ortağı haline getirmeye çalıştıklarını ifade etti.
ACILARI UMUDA ÇEVİRMEYE ÇALIŞIYORUZ
Suriye genelinde kurulan Anadolu Kültür Merkezlerinin Azez, Afrin, Cerablus ve El-Bab’ın ardından şimdi de Halep’te faaliyetlerini sürdürdüğünü, çok yakında ise Şam’da eğitim ve etkinliklere başlayacağını müjdeleyen Gerçek, sözlerine şöyle devam etti: "Umut edilebilen, kültürün ve sanatın dönüştürdüğü, yıkıntıların arasında çiçeklerden bahsetmek gibi bir şey bu. Kilometrelerce ötelerden yürüyerek gelip değişen hayatlara şahitlik ediyoruz. 70 yaşında Türkçe eğitimi alan bir teyzemizden ilmek ilmek el işi dersine gelen kadınlara kadar birçok hikayeyle karşılaşıyor ve gelecek adına umutlanıyoruz. Kültür merkezlerimizi savaştan yeni çıkmış bir toplum için kültürün, sanatın, okumanın ve eğitimin yeniden canlandırdığı birer fidan gibi düşünebiliriz. Şimdi 5 yaşından 70 yaşına kadar öğrencilerimizin katılacağı, birçok branşı barındıran yaz okulu hazırlıklarımız var. Fikirle ve sanatla zor günleri aşmaya, yaşanan acıları umuda çevirmeye çalışıyoruz."
GERİ DÖNÜŞ YENİDEN BİR GÖÇTÜR
Suriyeli kanaat önderleriyle ortak gelecek toplantılarına kesintisiz devam ettiklerini belirten Gerçek, sığınmacıların sürecin birer öznesi ve çözümün ortağı olarak iletişimde kalmalarını önemsediklerini vurguladı. Geri dönüşün psikolojik boyutuna dikkat çeken Gerçek, "Geri dönüş aslında yeniden bir göç demektir ve ciddi bir psikolojik hazırlık gerektirir. Bir insan ömründe kaç kez hayatına baştan başlayabilir? Suriye’ye dönen birçok ailemizle de irtibatımızı koparmıyor, görüşmelerimizi sürdürüyoruz" dedi. Konuşmasını ortak geçmişe ve geleceğe vurgu yaparak tamamlayan Gerçek, şu ifadeleri kullandı: "Bu topraklarda hikayeler yakın zamanda başlamadı, 100 yıl önce başladı. Ortak hikayemiz yüzyıllarca devam edecek. Bizler bu hikayeyi güzelleştirmek için çabalamaya, çabalarımızı buluşturmaya devam edeceğiz."
Yoğun bir ilgiyle takip edilen panel, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap bölümünün ardından plaket takdimiyle sona erdi.




