Logo

FAALİYETLERİMİZ

Bülbülzade Vakfı Tanıtım Filmi

Bülbülzade Vakfı, "Neslin ıslahı, arzın imarı" prensibiyle hareket eden ve kamu yararına çalışan bir sivil toplum kuruluşudur.

PROJELERİMİZ

RAKAMLARLA BÜLBÜLZADE VAKFI

1994 yılından beri ulusal ve uluslararası çapta faaliyet gösteren kurumumuz, "nitelikli insan", "etkili söz", "kalıcı eser" ve "sürdürülebilir çevre" misyonu ile çalışmalarına devam etmektedir. 

Nitelikli İnsan

 

Köklü bir kültür mirasından ilham alarak zamana ve mekana uyum sağlayabilen bir anlayışla hareket eden vakfımız, bilinçli, dayanıklı ve kabiliyetli insanlar yetiştirme hedefiyle insan kalitesini artırmaya ve nitelikli bireylerin sayısını çoğaltmaya yönelik faaliyetler yürütmektedir. Bu süreçte, eğitimden sanata, sosyal yardımdan bilimsel araştırmalara kadar geniş bir perspektifte insana dokunan projeler geliştirilmektedir.

Etkili Fikir

Etkili fikirlerimiz ve güçlü sözlerimizle insanlığa umut aşılamak, zor zamanlarda dahi olumlu değişimin mümkün olduğunu kanıtlamak, vakfımızın önemli bir misyonu olarak öne çıkmaktadır. Toplumsal dayanışmayı güçlendiren, eğitimden sağlığa, kültürden sanata birçok alanda insana dokunan projelerle, herkesin bir araya gelerek daha iyi bir gelecek oluşturabileceğine inanıyoruz.

Kalıcı Eser

Bülbülzade Vakfı'nın temelinde yatan "iyi insan ve etkili fikir" anlayışı, kalıcı eserler bırakarak topluma ve insanlığa hizmet etme arzusuyla birleşmektedir. Vakıf, kültürden sanata, eğitimden insani yardıma kadar geniş bir alanda faaliyetlerini sürdürürken her bir projede kaliteyi ve sürekliliği ön planda tutmayı hedeflemektedir. Her faaliyet alanında nitelikli eserler ortaya koymak, vakfın misyonunun temel taşlarından birini oluşturmakta ve toplumda sürdürülebilir gelişimin temellerini atmaktadır.

Sürdürülebilir Çevre

Vakfımız, içinde bulunduğumuz dünyayı koruma misyonuyla sürdürülebilir bir çevre oluşturmak için çalışmalar yürütmektedir. Bu doğrultuda, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yaparak ve çevre bilincini artırarak gelecek nesiller için daha yeşil bir dünya bırakma hedefindeyiz.

Faaliyet Raporları

Bülbülzade Eğitim Sağlık ve Dayanışma Vakfı, geniş bir yelpazede faaliyet göstererek kültür, sanat, insani yardım, gençlik ve spor gibi alanlarda önemli katkılar sağlamaktadır.

Her dönemin başında belirlenen hedefler doğrultusunda projeler geliştirilirken, dönem sonunda bu faaliyetlerin detaylı bir şekilde raporlanması, vakfın şeffaflığını ve topluma olan sorumluluğunu ortaya koymaktadır.

Vergi muafiyeti statüsüne sahip olan kurumumuz, mali disiplin ve şeffaflık ilkelerini ön planda tutarak, sürdürülebilir bir gelecek için bilinçli ve kolektif adımlar atmaya odaklanmıştır.

Bu çabalar, toplumun her kesiminden bireylerin desteğini ve katılımını teşvik ederek, daha iyi bir dünya vizyonuna katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

FAALİYET RAPORLARI
ÜLKE
0
ÜLKE
PROJE
0
PROJE
YARDIM
0
YARDIM
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN
0
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN

ÖYKÜLER

HABERLER

Kurumumuza ait tüm haberleri buradan takip edebilirsiniz.
Mehmet Ali Eminoğlu: "Mefkuresi Olmayanın Söyleyecek Sözü Olmaz"

Mehmet Ali Eminoğlu: "Mefkuresi Olmayanın Söyleyecek Sözü Olmaz"

14 Ağustos 2026
Anadolu Federasyonu Dış İlişkiler Sorumlusu Mehmet Ali Eminoğlu, 20. Anadolu Buluşmaları'nda sivil toplum kuruluşlarının küresel barış ve diplomasideki kilit rolünü anlattı.20. Anadolu Buluşmaları, sivil toplum kuruluşlarının yerel ve uluslararası düzeydeki faaliyetlerini tüm yönleriyle ele almaya devam ediyor. Buluşmaların son gününde kürsüye gelen Anadolu Federasyonu Dış İlişkiler Sorumlusu Mehmet Ali Eminoğlu, "STK’ların Yerel ve Uluslararası Faaliyetlerinin Sivil Diplomasiye Etkileri" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Eminoğlu, devletler arası klasik diplomasi yöntemlerinin yerini artık vicdani duruş ve sivil inisiyatiflerin aldığına dikkat çekti.DEĞER VARSA DİPLOMASİ VARDIRDiplomaside temel unsurun kültürel ve ahlaki değerler üretmek olduğunu vurgulayan Eminoğlu, iddiası bulunmayan yapıların uluslararası alanda etki gösteremeyeceğini ifade etti. Kendi medeniyet değerlerini evrensel ölçekte sunabilmenin önemine değinen Eminoğlu,"Mefkuresi olmayanın söyleyecek sözü olmaz. Eğer bir alanda diplomasi yürütecekseniz önce söyleyecek ilk bir sözünüzün olması lazım. Bir milleti tutan o milletin ahlaki değerleri, dini anlayışı, felsefi altyapısı, düşünme biçimi, üretme biçimi, tüketim kültürü... Bütün bunlarda bir iddiası varsa, ortaya koymuş olduğu bir değer varsa işte bunun diplomasisini yapabilir” dedi.İNSAN MERKEZLİ İLETİŞİMKapalı kapılar ardında yürütülen devletler arası ilişkilerin geride kaldığını savunan Eminoğlu, toplumlar arası iletişimin tek yönlü bir tahakküm aracı olmaktan çıkarılması gerektiğini belirtti. Eminoğlu, hegemonyaya karşı insan merkezli bir iletişim dilini tercih ettiklerini belirterek "Sınırları aşan bir vicdani duruşumuz var ve bu vicdani duruşumuzu dünyanın her tarafına ulaştırmak, kendi değerlerimizi yaygınlaştırmakla ilgili bir çalışmamız var. Öngörülebilir, açık, şeffaf ve her iki tarafın kazanmasını öngören, her iki tarafı mutlu edecek bir sürecin işletilmesi gerekiyor”  ifadelerini kullandı. İDDİASI OLAN BİR MİLLET YÜZ YILLIK HESAP YAPABİLİRBaşarılı bir dış politikanın temelinde savaşmadan kazanmanın yattığını anlatan Eminoğlu, en büyük zaferlerin silahla kazanılmayacağını, ancak zihinleri ve kalpleri fethederek başarıya ulaşılacağını vurguladı. Osmanlı'daki vakıf sistemi ve ahilik teşkilatları gibi köklü kurumların tarihteki en güçlü sivil diplomasi örneklerini oluşturduğunu hatırlatan Eminoğlu, Türkiye Yüzyılı vizyonuna da değindi. Eminoğlu sunumunu şu sözlerle noktaladı: "Türkiye yüzyılı dediğimiz şey bir milletin topyekûn iddiasıdır. İddiası olan bir millet ancak yüz yıllık bir hesap yapabilir."
Haberi Oku
Peren Birsaygılı Mut Kültürel Diplomaside Edebiyatın Gücünü Anlattı

Peren Birsaygılı Mut Kültürel Diplomaside Edebiyatın Gücünü Anlattı

14 Ağustos 2026
Yazar Peren Birsaygılı Mut, 20. Anadolu Buluşmaları'nda “Kültürel Diplomasi ve Edebiyat” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Mut, edebiyatın toplumlar arası sarsılmaz bağlar kurmadaki tarihi rolüne dikkat çekti.Anadolu Federasyonu tarafından Ankara Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 20. Anadolu Buluşmaları kapsamında sahneye çıkan usta yazar ve belgeselci Peren Birsaygılı Mut, edebiyatın diplomatik ilişkilerdeki dönüştürücü etkisini tarihi örnekler eşliğinde katılımcılarla paylaştı. Gönül coğrafyamızdaki haklar ile yeniden güçlü köprüler kurabilmenin en temel yolunun ortak edebi hafızadan geçtiğini vurgulayan yazar, bilhassa gençler arasında bu bilincin aşılanmasının hayati bir öneme sahip olduğunu ifade etti.YARDIM KOLİLERİN YANINA KİTAPLAR EKLEYELİMEdebiyatın haysiyet mücadelesindeki yerine değinen Peren Birsaygılı Mut, "Bize ‘edebiyat yapmayın’ derlerdi. Biz halkımızın haysiyetini savunmak için evet edebiyat yaptık" sözleriyle sanatın ve kelimelerin sadece estetik bir araçtan ibaret kalmadığını, aynı zamanda özgürlük ve onur direnişinin en büyük silahına dönüştüğünü aktardı. Şam'daki kitap fuarında Türk edebiyatına gösterilen yoğun ilginin de bu ortak kader hissiyatının bir yansıması olduğunu belirtti. Ayrıca "Yardım kolisi götürdüğümüz her eve bir roman, bir şiir, bir öykü kitabı götürdüğümüz zaman o bağlarımız muhakkak ki çok daha fazla güçlenecek" ifadelerini kullanarak kültürel bağların insani yardımlarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.KÜLTÜREL DİPLOMASİ EDEBİYATLA YAYILIYORKültürel diplomasinin modern araçlardan çok daha önce edebiyat vasıtasıyla İslam coğrafyasına yayıldığını hatırlatan Mut, İbn-i Battuta ve Evliya Çelebi gibi isimlerin bu köprünün ilk mimarları olduğunu dile getirdi. Yakın tarihten verdiği örnekte ise Mehmet Akif Ersoy'un Sebilürreşad dergisinin üstlendiği role dikkat çekti. "Mısır'ı Hindistan'la Kudüs'ü Bağdat'la Şam'ı Gaziantep'le eşit gören ufkun aslında bize çok güzel bir yansıması oluyor” ifadelerini kullanan yazar, kısıtlı imkânlara rağmen bir derginin tüm İslâm dünyasında nasıl büyük bir uyanışa vesile olabileceğini katılımcılara anlattı.EDEBİYAT YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZTürkiye'nin insani yardım alanındaki küresel başarısının edebiyat ve kültür ihracıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen yazar, bölgesel huzurun kalıcı tesisi için edebi seferberliğin şart olduğunu kaydetti. Mut, sivil toplum kuruluşlarına ve gençlere bu yönde kültürel bir vizyon çizdi. Konuşmasının son bölümünde Batı'nın ve özellikle Siyonist hareketin edebiyatı kendi hedefleri doğrultusunda nasıl örgütlü bir güce dönüştürdüğüne vurgu yapan Mut, bu durumdan çıkarılması gereken dersler olduğunu hatırlattı. Anadolu coğrafyası ile Kudüs, Halep ve Şam gençliğinin aynı kitapları okuyarak ortak bir ufukta buluşması temennisinde bulunan yazar, sözlerini "Haysiyetimizi savunmak için edebiyat yapmaya devam edeceğiz" diyerek tamamladı.
Haberi Oku
Prof. Dr. Bekir Berat Özipek: Süngülerle Zafer Kazanabilirsiniz Ama Üstüne Oturamazsınız

Prof. Dr. Bekir Berat Özipek: Süngülerle Zafer Kazanabilirsiniz Ama Üstüne Oturamazsınız

14 Ağustos 2026
20. Anadolu Buluşmaları'nda konuşan Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, küresel adaletsizliklere ve krizlere karşı yeni bir sivil iletişim dilinin gerekliliğini vurguladı.Anadolu Federasyonu tarafından düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları, Türkiye'nin önde gelen siyaset bilimcilerinden İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Berat Özipek'i ağırladı. "Küresel Sivil İletişim ve Sınır Aşan Bir Konuşmanın İmkânları" başlıklı bir sunum yapan Özipek, modern dünyadaki adaletsizliklerin ve devam eden çatışmaların gölgesinde sivil toplumun üstlenmesi gereken hayati rolleri derinlemesine analiz etti. Akademisyen, uluslararası sistemin çöken meşruiyetine karşı insanlığın ortak vicdanına seslenen küresel bir uyanış çağrısında bulundu.SİVİL VİCDANIN YENİ DÖNEMİKonuşmasına James Baldwin'in “I’m Not Your Negro” aslı belgeseline atıf yaparak başlayan Özipek, küresel sistemin ötekileştirdiği halkların yaşadığı trajediye dikkat çekti. Filistin ve benzeri çatışma bölgelerindeki insan kayıplarına Batı'nın çifte standartla yaklaştığını belirten Özipek, yaşanan bu adaletsizliği "Biz onların kızılderilileriydik, o kızılderililer bizdik" sözleriyle ifade etti. Uluslararası hukukun egemen güçler tarafından ihlal edilmesinin, sistemin gücünü yansıttığı kadar aynı zamanda rızanın çözülüşünü de gösterdiğini vurgulayan Özipek, "Süngülerle zafer kazanabilirsiniz ama süngülerin üstüne oturamazsınız" diyerek hegemonyanın kalıcı olamayacağına işaret etti.EŞİT, HİYERARŞİSİZ VE MERKEZSİZ BİR KONUŞMAÇözümün ulus devlet sınırlarını aşan, eşit, hiyerarşisiz ve merkezsiz bir konuşma ortamı yaratmaktan geçtiğini savunan Özipek, sivil toplum kuruluşlarının bu noktadaki rolüne değindi. Sivil yapıların dünyanın farklı bölgelerinde yürüttüğü çalışmaların bu diyalog atmosferini inşa etmede büyük bir fırsat sunduğunu hatırlattı. Özipek, hesapsız ve hak temelli bir küresel hareketin her inançtan insanın ortak vicdanıyla başarılabileceğinin altını çizdi. Konuşmasının sonunda Filibeli Ahmed Hilmi'nin Amak-ı Hayal adlı eserden bir rüya metaforuyla örnek veren Özipek, iyilik ve kötülük arasındaki savaşta asıl zaferin savaşı yok eden aşk ile geleceğini anlattı. Doğru muhteva ile söylenecek ortak bir sözün insanlığı aydınlatacağını belirten Özipek'in konuşması katılımcılardan büyük ilgi gördü.
Haberi Oku
Prof. Dr. Muhittin Ataman: "Artık Bir İnsanlık Cephesi Var"

Prof. Dr. Muhittin Ataman: "Artık Bir İnsanlık Cephesi Var"

13 Ağustos 2026
Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Muhittin Ataman, 20. Anadolu Buluşmaları'nda yaptığı konuşmada küresel sistemdeki kaosa ve sivil toplum kuruluşlarının artan rolüne dikkat çekti.Ankara'nın Kızılcahamam’da düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları programında kürsüye çıkan Prof. Dr. Muhittin Ataman, "Küresel Sistemdeki Kriz: STK'ların Artan Etkisi" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Günümüz dünyasını kuralsızlıkların ve belirsizliklerin hakim olduğu bir geçiş süreci olarak tanımlayan Ataman, uluslararası sistemde artan ekonomik eşitsizliklere, teknolojik tehditlere ve toplum yapısını hedef alan akımlara karşı sivil toplum kuruluşlarının üstlenmesi gereken hayati rolleri anlattı.FİLİSTİN KÜRESEL AKTÖRLER İÇİN BÜYÜK BİR TESTAtaman, dünyadaki mevcut durumu değerlendirirken kural temelli bir uluslararası düzenin kalmadığını ifade etti. Küresel rekabetin boyutlarına ve hegemonik güçlerin zayıflamasına değinen tecrübeli akademisyen, güçlü olanın kuralları belirlediği bir döneme girildiğini vurguladı. Ataman bu durumu, "Sistem yok, kural yok, amiyane tabirle orman kanunlarının geçerli olduğu bir geçiş sürecinden geçiyoruz" sözleriyle özetledi. Özellikle Filistin'de yaşananların küresel aktörler için büyük bir test olduğunu belirten Ataman, egemen güçlerin kendi menfaatleri tehlikeye girdiğinde uluslararası hukuku tamamen hiçe saydığını dile getirdi.AVRUPA’YI BESLEYEN AFRİKA’DIREkonomik eşitsizliklerin ve sömürgeciliğin günümüzdeki yansımalarına da değinen Prof. Dr. Ataman, Afrika'nın kaynaklarının Batılı devletler tarafından sömürüldüğünü anlattı. Nijer ve Fransa üzerinden çarpıcı bir örnek veren Ataman, "Bize hep şunu söylüyorlar, sanki Avrupa Afrika'yı beslemeye çalışıyor ama kesinlikle hakikat olan resim bunun tam tersidir. Yüzyıllardır Avrupa'yı besleyen Afrika'dır" ifadelerini kullandı. Bölge halklarının artık yaşanan adaletsizliklerin farkına vardığını ve sömürüye karşı bilinçlendiğini sözlerine ekledi.İNSAN FITRATINI HEDEF ALAN TEHDİTLERDevletlerin baş etmekte zorlandığı yeni nesil krizlerde sivil toplum kuruluşlarının doldurduğu boşluğa dikkat çeken Ataman, STK'ların en önemli işlevinin dünyadaki gerçek sorunlar için gündem belirlemek olduğunu aktardı. Dijitalleşme, yapay zeka tekellerinin oluşturduğu tekno feodalizm ve cinsiyetsizleştirme gibi insan fıtratını hedef alan tehditlere karşı STK'ların öncü bir mücadele vermesi gerektiğini savunan Ataman, sözlerini şöyle tamamladı: "Artık mesela bir Türkiye cephesi yok, bana göre bir İslâm cephesi bile yok, artık bir insanlık cephesi var. Çünkü bugün itibarıyla insanlığın bir bütün olarak karşı karşıya kaldığı çok ciddi büyük sorunlar var. İyi niyetli olan bütün insanların, insanlık cephesinin birer temsilcisi olarak ortaya çıkmaları, elini taşın altına koymaları gerekiyor.”
Haberi Oku
Hüseyin Oruç 20. Anadolu Buluşmaları’nda Barış Diplomasisinin Detaylarını Paylaştı

Hüseyin Oruç 20. Anadolu Buluşmaları’nda Barış Diplomasisinin Detaylarını Paylaştı

13 Ağustos 2026
İHH İnsani Yardım Vakfı Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç, 20. Anadolu Buluşmaları'nda yaptığı konuşmada Bangsamoro barış sürecindeki deneyimlerini paylaşarak sivil toplumun barış inşasındaki hayati rolüne dikkat çekti.20. Anadolu Buluşmaları kapsamında gerçekleştirilen oturumda söz alan İHH Başkan Yardımcısı Hüseyin Oruç, "Bangsamoro Barış Süreci ve Barış Diplomasisi" başlıklı konuşmasıyla katılımcılara hitap etti. Kriz yönetimi, barış süreçleri ve insani diplomasi alanlarındaki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle tanınan Oruç, İHH'nın Filipinler'deki Moro Müslümanları (Bangsamoro) ile Filipinler devleti arasındaki on yedi yıllık müzakere sürecine "üçüncü göz" olarak dahil olma sürecini anlattı. Moro İslami Kurtuluş Cephesi'nin kurucusu Selamet Haşimi'nin toplumsal dönüşüm stratejisine vurgu yapan Oruç, barışın ancak zemin hazırlandığında ve muhatapların buna inandığında inşa edilebileceğini belirtti.SAHADAN MASAYA UZANAN DİPLOMATİK BAŞARIOruç konuşmasında, İHH'nın faaliyetlerini; yardım, hak savunuculuğu (aktivizm) ve insani diplomasi olmak üzere üç temel üzerine oturttuğunu ifade etti. Bu bütünlüğün önemine dikkat çeken Oruç, aksi takdirde sadece yardım yapmanın veya problemi anlatmanın, başkalarının kendi ajandalarıyla sorunu çözmesine alan açabileceği uyarısında bulundu. Moro Barış Süreci'nde kurulan dörtlü izleme heyetinde İHH'nın yer almasının, örgütün geçmişteki yardım ve hak savunuculuğu faaliyetleriyle sağladığı güvenin bir sonucu olduğunu belirten Oruç, bu sorumluluğun aynı zamanda uluslararası alanda İHH'ya genişlik kazandırdığını aktardı.SİLAHSIZLANMADA PSİKOLOJİK EŞİKBarış inşasının zorlu ve uzun bir süreç olduğuna dikkat çeken Oruç, anlaşmanın normalleşme aşamasındaki sosyoekonomik adımların hayati önem taşıdığını ifade etti. Yıllarca silahlı mücadele yürüten grupların sivil hayata adaptasyonu için devlet tarafından sunulan ev, tarım arazisi ve eğitim bursu gibi desteklerin kalıcı barışın teminatı olduğunu aktardı. Silahların doğrudan devlete teslim edilmesi yerine bağımsız bir komisyona emanet edilmesinin psikolojik bir eşiği aştığını belirten tecrübeli isim, geçmişle yüzleşmenin ve adil bir ortak yaşam iradesi ortaya koymanın savaşı bitirmekten çok daha kalıcı bir çözüm olduğunu sözlerine ekledi.
Haberi Oku
Dr. İbrahim Altan 20. Anadolu Buluşmaları’nda Gönüllü Diplomasiyi Ele Aldı

Dr. İbrahim Altan 20. Anadolu Buluşmaları’nda Gönüllü Diplomasiyi Ele Aldı

13 Ağustos 2026
İDSB Genel Sekreter Yardımcısı Dr. İbrahim Altan, kriz dönemlerinde yürütülen insani yardım çalışmalarının toplumlar arasında sarsılmaz bir güven köprüsü kurduğunu vurguladı.Ankara Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 20. Anadolu Buluşmaları kapsamındaki oturumlar, sivil toplum ve insani yardım alanındaki isimleri ağırlamaya devam ediyor. Programın dikkat çeken etkinliklerinden birinde İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) Genel Sekreter Yardımcısı Dr. İbrahim Altan katılımcılarla bir araya geldi. Geçmişte Türkiye Kızılay Derneği Genel Müdürlüğü ve Cumhurbaşkanlığı Sosyal Politikalar Kurulu Üyeliği gibi kritik görevlerde bulunmuş olan tecrübeli isim, “Krizler, İnsani Yardım: Gönüllü Diplomasi” başlıklı konuşmasında sivil toplum kuruluşlarının uluslararası alandaki rolüne dair stratejik değerlendirmelerde bulundu.SAF NİYETİ KORUYALIMAltan, krizlerin bireylerin ve kurumların normal işleyişini bozan ani dönüm noktaları olduğunu belirterek 6 Şubat depremlerini buna örnek gösterdi. Modern anlamda kurumsal insani yardım faaliyetlerinin ivme kazanmasını 2004 yılındaki Endonezya depremiyle başlatan Altan, aradan geçen yirmi yılı aşkın sürede sivil toplumun büyük bir mesafe kat ettiğini ifade etti. Bu sürecin ruhunu oluşturan gönüllülük kavramının hiçbir maddi karşılık beklemeden zamanı ve emeği canlıların yararına sunmak olduğunu vurgulayan Dr. Altan, sahada çalışan ekiplerin bu saf niyeti zedeleyecek tutumlardan özenle kaçınmasının önemine dikkat çekti.DOĞRU BİLGİ GÖNÜLLÜLERİN EN BÜYÜK GÜCÜKonuşmasında gönüllü diplomasisi kavramına geniş yer ayıran Altan, sivil ekiplerin sahaya resmi devlet kimliğiyle gitmedikleri için yerel halkla çok daha hızlı ve tarafsız bir güven köprüsü kurabildiğini anlattı. Sahadan elde edilen yerel bilginin doğru aktarılmasının ve kriz bölgelerinde karar vericileri insanlık lehine harekete geçirmenin gönüllülerin en büyük gücü olduğunu belirten Altan, bu süreçte karşılaşılan risklere de değindi. Yardımların politize edilmesi, veri mahremiyetinin ihlali ve sahada yaşanan tükenmişlik gibi tehlikelere karşı kurumların personeline düzenli psikososyal destek sağlamasının zorunlu olduğunu aktardı.KALICI KAPASİTE OLUŞTURMALIYIZAnadolu coğrafyasının sahip olduğu vakıf, ahilik ve imece kültürünün günümüzdeki yardım faaliyetlerinin temelini oluşturduğunu hatırlatan Altan, ecdadın kurduğu dayanışma ağlarının günümüzde güçlü bir şekilde yaşatıldığını söyledi. Tarihsel süreçte Açe Sultanlığı'na gönderilen yardımlardan günümüzde Gazze'de inşa edilen mescitlere kadar uzanan geniş bir coğrafyadan saha örnekleri sunan Altan, yardım faaliyetlerinin sadece acil ihtiyaçları karşılamakla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Kriz sonrasında da bölgede kalıcı kapasite oluşturmanın ve yerel halkla kurulan bağları sürdürmenin esas başarı olduğunu ifade etti.
Haberi Oku

KÜÇÜK BİR ADIMLA BÜYÜK DEĞİŞİMLER BAŞLATABİLİRSİNİZ

Eğitimden gıdaya, sağlıktan sosyal dayanışmaya kadar uzanan projelerimize dahil olarak bir insanın hayatına ışık tutabilir, geleceğe dair umutları hep birlikte yeşertebiliriz.

 

Siz de iyiliğin bir parçası olun!

Hızlı Bağış
Proje Seçiniz
₺1.000
₺2.000
₺3.000

ETKİNLİKLER

PtSaÇaPeCuCtPz
272829303112
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31123456

İŞTİRAKLERİMİZ

KURULUŞLARIMIZ

İŞ BİRLİKLERİMİZ

Abone Ol
Bülbülzade Vakfı tarafından yayınlanan en son güncellemelerden haberdar olmak için mail listemize abone olabilirsiniz.
Logo

Gaziantep’in köklü tarihinden ilham alan Bülbülzade Vakfı, geçmişin kültürel mirasını geleceğe taşıma vizyonuyla hareket etmektedir. Toplumsal gelişimi odağına alan vakfımız, eğitim ve kültür sahalarında yürüttüğü nitelikli projelerle modern Türkiye’nin inşasına katkı sunmayı kararlılıkla sürdürmektedir.

MERKEZ

Güneykent Mah, 230 Nolu Cd, No: 10/1, Şahinbey/Gaziantep
+90 342 360 50 50[email protected]

YARDIM BİRİMİ

Karagöz Cad. Mazıcı Çıkmazı No: 10 Şahinbey/Gaziantep
+90 342 231 46 94
Logo

Vakfımızın başvurusu sonucunda, 17 Ocak 2024 tarihli ve 8097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, 4962 sayılı Kanunun 20. Maddesi gereğince vakfımıza “vergi muafiyeti” tanınmıştır. Adı geçen 4962 sayılı Kanun, Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ ve ilgili diğer yasalarla vakfımıza tanınan hakların bir kısmına aşağıda yer verilmiştir.

Copyright 2024 Tüm hakları saklıdır.Nowismedia
Kişisel veriler3