Logo

FAALİYETLERİMİZ

Bülbülzade Vakfı Tanıtım Filmi

Bülbülzade Vakfı, "Neslin ıslahı, arzın imarı" prensibiyle hareket eden ve kamu yararına çalışan bir sivil toplum kuruluşudur.

PROJELERİMİZ

RAKAMLARLA BÜLBÜLZADE VAKFI

1994 yılından beri ulusal ve uluslararası çapta faaliyet gösteren kurumumuz, "nitelikli insan", "etkili söz", "kalıcı eser" ve "sürdürülebilir çevre" misyonu ile çalışmalarına devam etmektedir. 

Nitelikli İnsan

 

Köklü bir kültür mirasından ilham alarak zamana ve mekana uyum sağlayabilen bir anlayışla hareket eden vakfımız, bilinçli, dayanıklı ve kabiliyetli insanlar yetiştirme hedefiyle insan kalitesini artırmaya ve nitelikli bireylerin sayısını çoğaltmaya yönelik faaliyetler yürütmektedir. Bu süreçte, eğitimden sanata, sosyal yardımdan bilimsel araştırmalara kadar geniş bir perspektifte insana dokunan projeler geliştirilmektedir.

Etkili Fikir

Etkili fikirlerimiz ve güçlü sözlerimizle insanlığa umut aşılamak, zor zamanlarda dahi olumlu değişimin mümkün olduğunu kanıtlamak, vakfımızın önemli bir misyonu olarak öne çıkmaktadır. Toplumsal dayanışmayı güçlendiren, eğitimden sağlığa, kültürden sanata birçok alanda insana dokunan projelerle, herkesin bir araya gelerek daha iyi bir gelecek oluşturabileceğine inanıyoruz.

Kalıcı Eser

Bülbülzade Vakfı'nın temelinde yatan "iyi insan ve etkili fikir" anlayışı, kalıcı eserler bırakarak topluma ve insanlığa hizmet etme arzusuyla birleşmektedir. Vakıf, kültürden sanata, eğitimden insani yardıma kadar geniş bir alanda faaliyetlerini sürdürürken her bir projede kaliteyi ve sürekliliği ön planda tutmayı hedeflemektedir. Her faaliyet alanında nitelikli eserler ortaya koymak, vakfın misyonunun temel taşlarından birini oluşturmakta ve toplumda sürdürülebilir gelişimin temellerini atmaktadır.

Sürdürülebilir Çevre

Vakfımız, içinde bulunduğumuz dünyayı koruma misyonuyla sürdürülebilir bir çevre oluşturmak için çalışmalar yürütmektedir. Bu doğrultuda, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yaparak ve çevre bilincini artırarak gelecek nesiller için daha yeşil bir dünya bırakma hedefindeyiz.

Faaliyet Raporları

Bülbülzade Eğitim Sağlık ve Dayanışma Vakfı, geniş bir yelpazede faaliyet göstererek kültür, sanat, insani yardım, gençlik ve spor gibi alanlarda önemli katkılar sağlamaktadır.

Her dönemin başında belirlenen hedefler doğrultusunda projeler geliştirilirken, dönem sonunda bu faaliyetlerin detaylı bir şekilde raporlanması, vakfın şeffaflığını ve topluma olan sorumluluğunu ortaya koymaktadır.

Vergi muafiyeti statüsüne sahip olan kurumumuz, mali disiplin ve şeffaflık ilkelerini ön planda tutarak, sürdürülebilir bir gelecek için bilinçli ve kolektif adımlar atmaya odaklanmıştır.

Bu çabalar, toplumun her kesiminden bireylerin desteğini ve katılımını teşvik ederek, daha iyi bir dünya vizyonuna katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.

FAALİYET RAPORLARI
ÜLKE
0
ÜLKE
PROJE
0
PROJE
YARDIM
0
YARDIM
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN
0
GÖNÜLLÜ ÇALIŞAN

ÖYKÜLER

HABERLER

Kurumumuza ait tüm haberleri buradan takip edebilirsiniz.
Dijital Homojenleşme Çağında Kültürlerarası İletişim 20. Anadolu Buluşmaları’nda Gündem Edildi

Dijital Homojenleşme Çağında Kültürlerarası İletişim 20. Anadolu Buluşmaları’nda Gündem Edildi

12 Ağustos 2026
Almanya STK Temsilcisi Dr. Selman Dilek, 20. Anadolu Buluşmaları'nda dijitalleşmenin kültürel etkilerini ve kültürlerarası iletişimin önemini kapsamlı bir çerçevede ele aldı.Anadolu Federasyonu tarafından Ankara'da gerçekleştirilen 20. Anadolu Buluşmaları, önemli fikir teatisine sahne olmaya devam ediyor. Program kapsamında "Dijital Homojenleşme Çağında Kültürlerarası İletişim" başlıklı bir sunum yapan Almanya STK Temsilcisi Dr. Selman Dilek, batı uygarlığının tarihsel gelişimini ve günümüzdeki dijitalleşme sürecini ele aldı. Batı modernitesinin evrensel bir ahlak ve akıl iddiasıyla yola çıktığını ifade eden Dilek, bu uygarlığın sanıldığı gibi tek tip bir yapıdan oluşmadığını vurguladı. Medeniyetlerin kültürel etkileşimle var olabildiğine dikkat çeken Dilek, "Batı uygarlığı hiçbir zaman yekpare bütüncül bir şey olmadı. Kendi iç çeşitliliği arasında mükemmel bir etkileşim kurdu" ifadelerini kullandı. DİJİTAL BİR HEGEMONYA ÇAĞINDAYIZDünya savaşlarının temelinde bir uygarlık krizi yattığını belirten Dr. Dilek, modern dönemdeki sanayileşme ile başlayan teknolojik ilerlemenin günümüzde yepyeni bir boyuta ulaştığını aktardı. Geçmişte teknolojinin yalnızca bir araç olarak kullanıldığını ancak bugün toplumsal ve kültürel alanı bütünüyle belirler duruma geldiğini belirten Dilek, "İnsanın artık onun bir aracı olmaya doğru gittiği, insanın kendisi araç haline geliyor" sözleriyle dijital platformların artan tahakkümüne işaret etti. Yeni neslin hayal dünyasının dijital alanlara hapsedildiğini ve yetişkinlerin tüketim odaklı bir dijital hegemonya altında kaldığını dile getirdi.GENÇLER KÜLTÜRLERARASI KÖPRÜDÜRDijital hegemonyanın yıkıcı etkilerinden korunmanın yolunun kültürlerarası iletişimden geçtiğini savunan Dilek, toplulukların kendi iç dinamikleriyle sağlıklı bir bağ kurması gerektiğini anlattı. Sorunlardan kaçarak içe kapanmanın bir çözüm sunamayacağını belirten Dilek, kendi kültürel çeşitliliğimiz arasında yüksek etkileşim alanları oluşturmamızın zorunlu olduğunu kaydetti. Dr. Selman Dilek, "İslâm medeniyetinin dış alanlarıyla entelektüel iletişimi güçlü bir zemine kurmadığımız müddetçe, mevcut bu yeni uygarlık formu olan dijital hegemonyanın altında erimemiz kaçınılmazdır" uyarısında bulunarak sunumunu tamamladı.
Haberi Oku
Dış Politikada Karar Mekanizmaları ve Gündelik Diplomasinin Gücü

Dış Politikada Karar Mekanizmaları ve Gündelik Diplomasinin Gücü

12 Ağustos 2026
Afrika ve Orta Doğu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Köse, 20. Anadolu Buluşmaları’nda dış politikada sivil toplumun belirleyici etkisine dikkat çekti.Ankara'da gerçekleşen 20. Anadolu Buluşmaları sempozyumunun ikinci oturumunda sivil inisiyatiflerin küresel siyasetteki yeri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Kürsüye çıkan Afrika ve Orta Doğu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Köse "Karar Mekanizmalarının Çeşitlenmesinin Dış Politikaya Etkisi" başlıklı konuşmasıyla katılımcılara ufuk açıcı bir perspektif sundu. Diplomasiyi yalnızca resmi kurumların tekelinde gören anlayışın geride kaldığını belirten Dr. Köse turistten göçmene kadar her bireyin potansiyel bir mesaj taşıyıcısı olduğunu ifade etti.“EVERYDAY” DİPLOMASİ Sivil diplomasinin temel taşlarını mesaj, özne ve kurumsallaşma kavramları üzerine inşa eden Dr. Köse kamu politikalarının kalıcılığı için güçlü bir kamuoyu oluşturmanın şart olduğunu anlattı. Gündelik hayattaki etkileşimleri kapsayan "everyday diplomasi" teriminin günümüzdeki diplomatik süreçleri çok daha iyi özetlediğini savundu. Suriye ve Arap coğrafyasına yönelik bölgesel göç hareketlerinin güçlü bir sivil diplomasi fırsatı barındırdığına işaret eden Köse bu stratejik durumu şu sözlerle aktardı: "Suriye ve Arap coğrafyasına yönelik iki dili konuşan, iki kültürü iyi tanıyan kaç milyonluk bir nüfus var. Bu nüfusun sivil yapılarıyla, örgütlenmeleriyle eğer doğru değerlendirirseniz bu coğrafyada uzun dönem var olan kesinti ortadan kalkacaktır."
Haberi Oku
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam 20. Anadolu Buluşmaları'nda Konuştu: "Kalıcı Olan Sivil Toplumdur"

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam 20. Anadolu Buluşmaları'nda Konuştu: "Kalıcı Olan Sivil Toplumdur"

12 Ağustos 2026
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Ankara Kızılcahamam'da düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları'nda sivil toplum kuruluşlarının kalıcılığına dikkat çekerek kamu diplomasisindeki stratejik vizyonu anlattı.Anadolu Federasyonu tarafından organize edilen ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren 20. Anadolu Buluşmaları, Ankara Kızılcahamam'da tüm hızıyla devam ediyor. Programın en dikkat çeken oturumlarından birinde "Türkiye Yüzyılında Kültür ve Kamu Diplomasisi" başlıklı bir konuşma gerçekleştiren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, vakıf medeniyetinin günümüz dünyasındaki yansımalarını detaylıca ele aldı. Sivil toplum örgütlerinin sadece bir yardım faaliyeti alanı olmaktan çıkarak çok daha stratejik bir diplomasi unsuru haline gelmesi gerektiğini belirten Çam, kurumların gelecekteki misyonlarına dair katılımcılara derinlikli bir perspektif sundu.RESMİ MAKAMLAR DEĞİŞKENDİRBakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, devletlerin ve iktidarların gücünün sivil toplum hareketlerinin başarısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Resmi makamların zamanla değişebileceğini hatırlatan Çam, kurumların asıl temelini oluşturan ve kültürü nesilden nesile aktaran yapıların sivil toplum kuruluşları olduğunu ifade etti. Çam konuşmasında bu durumu şu sözlerle dile getirdi: "Hükümetler, hükümet yetkilileri, resmi kurumlar her zaman değişim dönüşüm içinde olabilir. Tabii ki STK'lar da değişecek, dönüşecek ama kalıcı olanlar sivil toplumu örgütleridir, vakıflardır, derneklerdir." Devletin gücünü muhafaza etmesi sürecinde sivil hareketlere büyük görevler düştüğünü anlatan Çam, "Muktedir devlet olabilmek için de muktedir STK'larınızın olması lazım" diyerek sivil toplumun kurumsal kapasitesini artırmasının taşıdığı öneme işaret etti.EN ÖNEMLİ GÜCÜMÜZ SAMİMİYETDünyadaki yeni düzeni, ardı ardına yaşanan krizleri ve Türkiye'nin bu krizler karşısındaki duruşunu değerlendiren Çam, uluslararası yardımların yeni nesil diplomatik ilişkilerdeki yerini katılımcılarla paylaştı. Türkiye'nin merhamet ve adalet eksenli yaklaşımına dikkat çeken Çam, ülkenin en büyük avantajını şu ifadelerle özetledi: "Türkiye'nin en önemli gücü samimiyeti. Biz samimiyetle elimizdeki avucumuzdakini paylaşmaya kalktığımız zaman, o bereket kavramına da inandığımız zaman bizi kimse tutamaz Allah'ın izniyle."GEÇMİŞİN TARTIŞMALARINA SON VERELİMBülbülzade Vakfı ve Anadolu Federasyonu Başkanı Turgay Aldemir'in ufuk açıcı konuşmalarından da büyük ölçüde istifade ettiğini aktaran Çam, federasyon bünyesinde yapılan spesifik ve ihtisas gerektiren çalışmaları takdirle takip ettiklerini belirtti. Geçmişin kısır tartışmalarına takılıp kalmadan geleceğin hızlıca inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Çam, sivil toplum örgütlerinden çok daha yenilikçi adımlar atmalarını beklediklerini dile getirdi. Teknolojinin ve yapay zekanın yönlendirdiği günümüz dünyasında, klasik yöntemlerin ötesine geçilerek daha derinlikli, inovatif ve odaklanmış çalışmalara ihtiyaç duyulduğunun altı bir kez daha çizildi.
Haberi Oku
Turgay Aldemir: Küresel Krizlerin Çözümünde Sivil Diplomasi Hayati Bir Rol Üstleniyor 

Turgay Aldemir: Küresel Krizlerin Çözümünde Sivil Diplomasi Hayati Bir Rol Üstleniyor 

12 Ağustos 2026
Bülbülzade Vakfı ve Anadolu Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, 20. Anadolu Buluşmaları'nda mevcut küresel düzendeki tıkanıklıklara karşı sivil diplomasinin inşa edici gücünü vurguladı.Anadolu Federasyonu tarafından organize edilen 20. Anadolu Buluşmaları, "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" başlıklı önemli bir oturumla başladı. Oturumda katılımcılara hitap eden Anadolu Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Aldemir, modern uluslararası sistemin krizleri çözmekte yetersiz kaldığına işaret ederek sivil toplumun bu süreçteki tamamlayıcı rolünü anlattı. Küresel ölçekte yaşanan çatışmaların, adaletsizliklerin ve insani krizlerin birbirini tetiklediğini belirten Aldemir, devletlerin tek başına üstesinden gelemeyeceği meselelerde sivil inisiyatiflerin devreye girmesinin zorunlu bir ihtiyaç olduğunu dile getirdi.ÇÖZÜM YOLLARI DA ÇEŞİTLENMELİDünyanın hızla değiştiğini ve sorunların da bu değişime paralel olarak karmaşıklaştığını ifade eden Aldemir, uluslararası sistemin öngörülebilir yapısını kaybettiğini vurguladı. Özellikle Ukrayna-Rusya savaşı ve İsrail'in yol açtığı yıkımların küresel çapta bir enerji ve gıda krizini tetiklediğini hatırlatan Aldemir, bu çoklu kriz ortamında çözüm yollarının da çeşitlenmesi gerektiğini söyledi. Kamu, üniversiteler, düşünce kuruluşları ve gönüllü hareketlerin uluslararası etkileşimin merkezine yerleştiğini belirten Aldemir, sözlerine şöyle devam etti: "Karşı karşıya kaldığımız bu çoklu krizler, devletlerin tek başına çözüm üretebileceği alanları maalesef giderek daraltmış durumda. Önümüzde duran bu tablo, uluslararası meselelerin ancak farklı aktörlerin ortak katkısıyla yönetilebileceğini hepimizin dimağına sunuyor."İLK ŞARTIMIZ ŞEFFAFLIKSivil diplomasinin toplumlar arasında yeniden güven inşa etmeyi ve ortak değerler etrafında kalıcı ilişkiler kurmayı hedeflediğini aktaran Aldemir, Türkiye'nin bu alandaki tarihi birikimine dikkat çekti. Vakıf kültürünün ve insani yardım tecrübesinin Türkiye'nin uluslararası arenadaki en büyük sosyal sermayelerinden biri olduğunu hatırlattı. Bu potansiyelin doğru yönetilmesi adına sivil yapıların taşıması gereken temel prensiplere değinen Aldemir, kurumların uyması gereken asgari şartları şu sözlerle özetledi: "Sivil diplomasi alanında meşru ve kalıcı bir aktör olmak istiyorsak, ilk şartımız şeffaflıktır. İkinci şart yetkinlik, üçüncü şart devletin yerine geçmediğimizi bilerek hareket ettiğimiz tevazu, dördüncü ve en son şart ise ne dediğimizi, nasıl konuştuğumuzu belirleyen tutarlılıktır."FİKİR İNSANLARINA BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR Türkiye Yüzyılı vizyonunun uluslararası bir karşılık bulabilmesi için güçlü bir düşünsel zemine ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Aldemir, fikir insanlarına, üniversitelere ve uluslararası öğrenci hareketliliklerine büyük görevler düştüğünü belirtti. Demokratik sistemlerdeki yönetim sürelerinin kısa oluşunun kalıcı devlet politikalarının sürdürülebilirliğini zorlaştırdığına değinen Aldemir, kurumsal hafızayı ve stratejik sürekliliği sağlayan unsurun güçlü sivil yapılar olduğunu aktardı.DÜNYANIN BİRİKİMİNE KATKI SUNMALIYIZToplumlar arasında köprüler kurmanın ve ortak aklı büyütmenin önemine değinen Aldemir, konuşmasını dışa dönük ve kucaklayıcı bir çağrıyla sonlandırdı: "Artık kendi kendimizle konuşmayı ve kendi mahallemizden dünyayı yorumlamayı bırakmalıyız. Dünyaya açılmalı, dünyayı dinlemeli, dünyanın birikimine katkı sunmalıyız. Hakikatin zedelendiği toplumların uçurumun iki yakasına savrulduğu bir dönemde yol bulabilmek, o uçurumun iki tarafına köprüler kurmamıza bağlıdır."
Haberi Oku
Sivil Toplum Eğitim Müfredatları Lansmanı Yapıldı

Sivil Toplum Eğitim Müfredatları Lansmanı Yapıldı

12 Ağustos 2026
Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi temasıyla Ankara'da başlayan 20. Anadolu Buluşmaları kapsamında Sivil Toplum Eğitim Müfredatları tanıtıldı. Prof. Dr. Ahmet Yayla lansmanda insanın inşasını merkeze alan yeni eğitim felsefesini anlattı.Anadolu Federasyonu'nun gelenekselleşen toplantılarından biri olan Anadolu Buluşmaları’nın 20’incisi Ankara Eliz Otel'de geniş katılımlı programıyla sivil toplum temsilcilerini bir araya getiriyor. Bu yıl "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" ana teması etrafında şekillenen ve 10-14 Ağustos tarihleri arasında sürecek olan organizasyonun ilk adımı, Eliz Otel konferans salonunda gerçekleştirilen Sivil Toplum Eğitim Müfredatları Lansmanı ile atıldı. Lansman programında müfredatın hazırlanmasına öncülük eden Prof. Dr. Ahmet Yayla bir konuşma yaptı. Eğitim felsefelerini insanın inşasından medeniyetin inşasına bir yolculuk olarak tanımlayan Yayla, eğitimin sadece bilgi aktarmaktan ibaret olamayacağını vurguladı. İnsanı merkeze alan bir yaklaşımla hareket ettiklerini belirten Yayla, bireyin ekonomik veya akademik bir unsura indirgenemeyeceğini ifade etti.HAKİKATİ ARAYAN BİR NESİL YETİŞTİRELİMYayla, insanın çocukluktan yetişkinliğe uzanan süreçte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Sorumluluk gibi temel kavramların küçük yaşlarda oyuncaklarını toplamakla başladığını ilerleyen yıllarda ise toplumsal meselelere karşı bilinçli bir tavır geliştirmeye dönüştüğünü anlattı. Eğitim müfredatlarının bu gelişim çizgisine ve fıtrata uygun olarak hazırlandığına dikkat çekti. Çocuklardaki fıtri merak duygusunun korunmasının önemine değinen Yayla, ezberci bir yaklaşım yerine soru soran ve hakikati arayan bir nesil yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.ELEŞTİREL DÜŞÜNMENİN ÖNEMİErgenlik döneminde kimlik inşasına odaklandıklarını aktaran Yayla, gençlerin sosyal medyanın ve popüler kültürün akışına bırakılamayacağını dile getirdi. Gençlerin dünyayı anlamlandırması ve tahkik kültürüyle yetişmesi gerektiğinin altını çizen Yayla doğru bilginin kaynağını araştırmanın ve eleştirel düşünmenin önemini vurguladı. Eğitim dilinin ahlaklı olması gerektiğini söyleyen Yayla gençlerin insan onurunu ve adaleti gözeterek dünyayı okumaları gerektiğini kaydetti.EĞİTİM SADECE OKULLA SINIRLI DEĞİLEğitimin salt okullarla sınırlı kalamayacağını belirten Yayla sivil toplum kuruluşlarının değer aktarımı ve toplumsal dayanışma konularında kilit bir rol üstlendiğini söyledi. Anadolu Federasyonu olarak bu müfredatla sivil toplumun sistemli ve değer temelli bir eğitim faaliyeti yürütebileceğini kanıtlamayı amaçladıklarını kaydetti. Konuşmasının sonunda emeği geçenlere teşekkür eden Yayla, asıl meselenin insanın edindiği bilgilerle nasıl bir karaktere dönüştüğü sorusunda gizli olduğunu sözlerine ekledi. Lansman katılımcılardan gelen soruların yanıtlandığı bölümün ardından sona erdi.
Haberi Oku

KÜÇÜK BİR ADIMLA BÜYÜK DEĞİŞİMLER BAŞLATABİLİRSİNİZ

Eğitimden gıdaya, sağlıktan sosyal dayanışmaya kadar uzanan projelerimize dahil olarak bir insanın hayatına ışık tutabilir, geleceğe dair umutları hep birlikte yeşertebiliriz.

 

Siz de iyiliğin bir parçası olun!

Hızlı Bağış
Proje Seçiniz
₺1.000
₺2.000
₺3.000

ETKİNLİKLER

PtSaÇaPeCuCtPz
272829303112
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31123456

İŞTİRAKLERİMİZ

KURULUŞLARIMIZ

İŞ BİRLİKLERİMİZ

Abone Ol
Bülbülzade Vakfı tarafından yayınlanan en son güncellemelerden haberdar olmak için mail listemize abone olabilirsiniz.
Logo

Gaziantep’in köklü tarihinden ilham alan Bülbülzade Vakfı, geçmişin kültürel mirasını geleceğe taşıma vizyonuyla hareket etmektedir. Toplumsal gelişimi odağına alan vakfımız, eğitim ve kültür sahalarında yürüttüğü nitelikli projelerle modern Türkiye’nin inşasına katkı sunmayı kararlılıkla sürdürmektedir.

MERKEZ

Güneykent Mah, 230 Nolu Cd, No: 10/1, Şahinbey/Gaziantep
+90 342 360 50 50[email protected]

YARDIM BİRİMİ

Karagöz Cad. Mazıcı Çıkmazı No: 10 Şahinbey/Gaziantep
+90 342 231 46 94
Logo

Vakfımızın başvurusu sonucunda, 17 Ocak 2024 tarihli ve 8097 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, 4962 sayılı Kanunun 20. Maddesi gereğince vakfımıza “vergi muafiyeti” tanınmıştır. Adı geçen 4962 sayılı Kanun, Vakıflara Vergi Muafiyeti Tanınması Hakkında Genel Tebliğ ve ilgili diğer yasalarla vakfımıza tanınan hakların bir kısmına aşağıda yer verilmiştir.

Copyright 2024 Tüm hakları saklıdır.Nowismedia
Kişisel veriler3