20. Anadolu Buluşmaları kapsamında konuşan TİKA Başkan Yardımcısı Yahya Coşkun, Türkiye'nin uluslararası yardım felsefesini ve kültürel diplomasi vizyonunu anlattı.
Ankara'da düzenlenen 20. Anadolu Buluşmaları, "Sürdürülebilir Kalkınma ve Sivil Girişimler" başlıklı oturuma ev sahipliği yaptı. Türk İş Birliği ve Koordinasyon Ajans Başkanlığı (TİKA) Başkan Yardımcısı Yahya Coşkun, etkinlikte yaptığı konuşmada, batılı ülkelerin yardım anlayışı ile Türkiye'nin merhamet ve eşgüdüm odaklı yaklaşımı arasındaki felsefi ayrımlara dikkat çekti. Coşkun, Türkiye'nin kalkınma yardımlarını hiçbir karşılık beklemeden hayata geçirdiğini vurguladı.
DAHA İYİ BİR DÜNYA GAYESİ
Sözlerine jeostrateji uzmanı Friedrich Ratzel’e atıfta bulunarak başlayan Coşkun, bir ülkenin sınırlarının fiziki hatlarla ölçülemeyeceğini belirtti. Coşkun, kendisine göre bir ülkenin sınırları geçmişte ulaştığı topraklar, bıraktığı eserler ve bugünkü kültürel bağları ile şekillendiğini ifade etti. Konuşmasında Osmanlı Devleti'nin Açe Sultanlığı'na gönderdiği yardımlara ve bu yardımların günümüzdeki karşılıklarına değinen Coşkun, kültürel diplomasinin ve gönül coğrafyasının önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin kalkınma yardımı konseptini dünya örnekleriyle kıyaslayan Coşkun, sözlerine şöyle devam etti: "Batılı yardım kuruluşlarının ve kalkınma kuruluşlarının kalkınma yardımı niçin yapılır sorusuna verdiği cevapla bizim verdiğimiz cevap arasında felsefi bir fark var". Coşkun, batılı devletlerin yardımları sömürü aracı olarak kullandığını ve göçü engellemeyi amaçladığını aktarırken Türkiye'nin ise muhatap ülkelerle iş birliği içerisinde sürdürülebilir ve daha iyi bir dünya inşa etme gayesi taşıdığını söyledi.
YÜZDE 20 İNSANİ YARDIM, YÜZDE 80 KALKINMA
TİKA'nın dünya genelindeki faaliyetleri hakkında veriler paylaşan Başkan Yardımcısı, kurumun çoğunlukla sanıldığının aksine sadece restorasyon ve insani yardım operasyonları yürütmediğini belirtti. Restorasyon ve insani yardımın TİKA'nın bütçesinin ancak yüzde yirmisini oluşturduğunu söyleyen Coşkun, geriye kalan yüzde seksenlik dilimin kalkınma iş birliğine ayrıldığını kaydetti. Ayrıca TİKA'nın 60 ofisi ile 170 ülkede projeler yürüttüğü bilgisini paylaştı. Coşkun, Suriye'de yürütülen bir okul projesinden örnek vererek TİKA'nın kaynakları ne kadar verimli kullandığını da dinleyicilere aktardı. Yüz dolara mal olacak okul sıralarının, yerel ustalarla birlikte çalışılarak ve eski malzemeler değerlendirilerek yirmi beş dolara yenilendiğini, böylece hem yerel ekonomiye can verildiğini hem de ciddi tasarruf sağlandığını belirtti.





