Suriyeli göçmenlerin gerçek öykülerine yer veren "Muhacirler: Yaşanmış Göç Hikâyeleri" Bülbülzade Vakfı’nda Anadolu Öğrenci Birliği tarafından tahlil edildi.
Vatanım vatanım
İhtişam, güzellik, izzet ve sevinç senin tepelerindedir.
Hayat, kurtuluş, mutluluk ve ümit senin sevgindedir, senin aşkında.
Sağ salim, refah içinde onurlu ve yüce olarak görecek miyim seni?
Güvende, bolluk içinde, başarılı, muhteşem olarak görecek miyim seni?
Yücelerde görecek miyim seni?
Parlayan uzaktaki yıldıza ulaşmanı, yükselişini görecek miyim?
Suriye Devriminin üzerinden bir yıl geçti, bir halkın özgürlüğüne kavuşmasını televizyonlarda, radyolarda, gazetelerde, sokaklarda ve meydanlarda canlı canlı izledik. 14 yıl süren savaşın sonunda çok büyük acılar yaşayan Suriye halkının yanından bir an olsun ayrılmayan, onları yalnız bırakmayan Bülbülzade Vakfı, savaşın ilk gününden beri sahada olmayı kendine bir borç bildi. Çok büyük gayret ve emeklerle projeler, faaliyetler ve çalışmalar yürüttü. Bu çalışmaların yanında Türkçe kitapların Arapça’ya tercüme edilmesi, kaynak kitapların basımı, çalıştay, seminer, sempozyum etkinliklerinin çıktılarının yazılı kaynağa dönüştürülmesi, sosyal uyum rehberleri gibi kapsamlı bir yayıncılık faaliyeti de sürdürdü. Filmlerin çekilmesine vesile oldu, belgeseller hazırladı ve yayınladı.
ACININ YANINDA UMUT DAİMA VAR
Bu çalışmaların en önemlilerinden biri de şüphesiz Tire Kitap etiketiyle okura sunulan ve göçün sarsıcı gerçeklerini gerçek hayat öyküleriyle anlatan “Muhacirler: Yaşanmış Göç Hikâyeleri.” Aynı zamanda belgesel olarak hazırlanıp TRT’de “Muhacir” adıyla yayınlanan Muhacirler, bugün vakfımız çatısı altında Gaziantep Üniversitesi Anadolu Öğrenci Birliği tarafından düzenlenen kitap tahlili programıyla bir kere daha ele alındı. Savaşın onarılması güç, derin yaralar bıraktığı Suriyelilerin hikayeleri bir kere daha vakfın salonlarında yankılandı. 14 yılın acı bir muhakemesi yapıldı, kayıplar anıldı, bu savaşta yaşamını yitirenlere rahmetler okundu. Acının yanında mutlaka umut da vardı. Yıkık dökük bir ülkenin bedbaht halkının yeniden dirileceğine dair umut tohumları ekildi.
41 KALEM 43 KAHRAMAN
Savaşın kazananı olmaz. Nitekim Suriye savaşının da bir kazananı olmadı. Savaşın akabinde milyonlarca Suriyeli zorunlu göç etmek durumunda kaldı. Nereye gideceklerini bilmez bir halde sadece canlarını kurtarmak istediler, o çok sevdikleri Suriye’yi arkalarında bırakmak zorunda kaldılar. Devrimin ardından ülkesine dönebilenler bir yana bugün milyonlarca Suriyeli dünyanın pek çok yerine dağılmış durumda.
İşte Muhacirler, bu zorunlu göç halinin gerçek kahramanlarını konu alıyor. Belgesel türündeki çalışmada, 43 gerçek yaşam öyküsünü 41 kalemden okuyoruz. Halep’te, Şam’da, Dera’da başlayıp Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa'da devam eden öyküler… Dayanılmaz acılardan geçerek hayata tutunmaya çalışan göçmenlerin yürek burkucu hikayelerini bir araya getiren kitaptaki metinlerin kimisi profesyonelce kimisi de yürekten koptuğu gibi yazıldı. Tahlil programında tüm bu metinler şu anki perspektifle yeniden değerlendirildi. Bu kitabın Suriyeli göçmenler üzerinde yanlış izlenimleri nasıl bertaraf ettiği, edebi çevrelerden aldığı eleştiri, kahramanların bugün hangi durumda oldukları, Suriye’ye dönenlerin ve burada kalanların akıbeti toplantının gündem maddelerini oluşturdu.
Kitaptaki hikayelerin ve kahramanların ele alındığı tahlil programı hangi milletten, ırktan, inançtan olursa olsun insanlık tarihinde bir daha böyle acıların yaşanmaması dilekleriyle sona erdi.
Muhacirler Yaşanmış Göç Hikâyeleri’ni detaylı incelemek ve temin etmek için tıklayın.









