Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi temasıyla Ankara'da başlayan 20. Anadolu Buluşmaları kapsamında Sivil Toplum Eğitim Müfredatları tanıtıldı. Prof. Dr. Ahmet Yayla lansmanda insanın inşasını merkeze alan yeni eğitim felsefesini anlattı.
Anadolu Federasyonu'nun gelenekselleşen toplantılarından biri olan Anadolu Buluşmaları’nın 20’incisi Ankara Eliz Otel'de geniş katılımlı programıyla sivil toplum temsilcilerini bir araya getiriyor. Bu yıl "Türkiye Yüzyılı ve Sivil Diplomasi" ana teması etrafında şekillenen ve 10-14 Ağustos tarihleri arasında sürecek olan organizasyonun ilk adımı, Eliz Otel konferans salonunda gerçekleştirilen Sivil Toplum Eğitim Müfredatları Lansmanı ile atıldı. Lansman programında müfredatın hazırlanmasına öncülük eden Prof. Dr. Ahmet Yayla bir konuşma yaptı. Eğitim felsefelerini insanın inşasından medeniyetin inşasına bir yolculuk olarak tanımlayan Yayla, eğitimin sadece bilgi aktarmaktan ibaret olamayacağını vurguladı. İnsanı merkeze alan bir yaklaşımla hareket ettiklerini belirten Yayla, bireyin ekonomik veya akademik bir unsura indirgenemeyeceğini ifade etti.
HAKİKATİ ARAYAN BİR NESİL YETİŞTİRELİM
Yayla, insanın çocukluktan yetişkinliğe uzanan süreçte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Sorumluluk gibi temel kavramların küçük yaşlarda oyuncaklarını toplamakla başladığını ilerleyen yıllarda ise toplumsal meselelere karşı bilinçli bir tavır geliştirmeye dönüştüğünü anlattı. Eğitim müfredatlarının bu gelişim çizgisine ve fıtrata uygun olarak hazırlandığına dikkat çekti. Çocuklardaki fıtri merak duygusunun korunmasının önemine değinen Yayla, ezberci bir yaklaşım yerine soru soran ve hakikati arayan bir nesil yetiştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
ELEŞTİREL DÜŞÜNMENİN ÖNEMİ
Ergenlik döneminde kimlik inşasına odaklandıklarını aktaran Yayla, gençlerin sosyal medyanın ve popüler kültürün akışına bırakılamayacağını dile getirdi. Gençlerin dünyayı anlamlandırması ve tahkik kültürüyle yetişmesi gerektiğinin altını çizen Yayla doğru bilginin kaynağını araştırmanın ve eleştirel düşünmenin önemini vurguladı. Eğitim dilinin ahlaklı olması gerektiğini söyleyen Yayla gençlerin insan onurunu ve adaleti gözeterek dünyayı okumaları gerektiğini kaydetti.
EĞİTİM SADECE OKULLA SINIRLI DEĞİL
Eğitimin salt okullarla sınırlı kalamayacağını belirten Yayla sivil toplum kuruluşlarının değer aktarımı ve toplumsal dayanışma konularında kilit bir rol üstlendiğini söyledi. Anadolu Federasyonu olarak bu müfredatla sivil toplumun sistemli ve değer temelli bir eğitim faaliyeti yürütebileceğini kanıtlamayı amaçladıklarını kaydetti. Konuşmasının sonunda emeği geçenlere teşekkür eden Yayla, asıl meselenin insanın edindiği bilgilerle nasıl bir karaktere dönüştüğü sorusunda gizli olduğunu sözlerine ekledi. Lansman katılımcılardan gelen soruların yanıtlandığı bölümün ardından sona erdi.







