Mozaik Derneği, Tefsir Okumaları kapsamında düzenlenen dönemin ikinci dersinde siyer ilminin günümüze taşıdığı ahlaki rota ve Kur’an ile siyer bütünlüğü tüm boyutlarıyla ele alındı.
Bülbülzade Vakfı bünyesinde çalışmalarını sürdüren Mozaik Tefsir Okumaları programının yeni dönemdeki ikinci dersi 30 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Fetih Suresinin son ayeti ile Hucurât Suresinin ilk ayetlerinin tahliliyle başlayan programda peygamberlik müessesesinin akli ve toplumsal gerekliliği üzerinde duruldu. Katılımcılar hiçbir şahsın ya da anlayışın Hazreti Peygamberin rehberliğinin önüne geçemeyeceğini belirterek yegâne örneğin Hazreti Muhammed olduğunu ifade etti.
PEYGAMBER REHBERLİĞİ
Ders kapsamında İbnü’l-Hümâm’ın kelamî tahlillerinden yola çıkılarak insan aklının kâinattaki düzeni gözlemleyerek bir Yaratıcının varlığına ulaşabileceği aktarıldı. İbadetlerin ifası, gaybî hakikatler ve ahiret kurtuluşunun sınırlarını belirlemede peygamber rehberliğinin mutlak bir zorunluluk olduğu vurgulandı. Aklın göz, vahyin ise ışık olduğu yaklaşımı ekseninde günümüzde öne çıkan nübüvvetsiz din söylemleri eleştirildi.
SEYR CANLI BİR ROTADIR
Arapçada yürümek ve hareket halinde olmak anlamlarına gelen "seyr" kökünden türeyen siyer kavramının, müminler için bugün de yürünmesi gereken canlı bir rota olduğu kaydedildi. Siyeri geçmişte kalmış donuk bir biyografi gibi sunan menkıbevi ve aşırı romantik yazıcılık anlayışına yönelik eleştiriler dile getirildi. Şekilci bir taklit yerine Hazreti Peygamberin dönüştürücü gücünü, mücadele aklını ve kurduğu medeniyet tasavvurunu bugüne taşıyan ilkesel bir okuma biçiminin önemi savunuldu. Program, Kur’an ile siyerin birbirinden koparılmadan bütünlük içinde anlaşılması gerektiği vurgusuyla sona erdi.







