Göç İdaresi Uyum ve İletişim Genel Müdürü Ahmet Dalkıran Bülbülzade Vakfı'nı ziyaret ederek vakfın göç ve Suriye eksenindeki çalışmalarını yerinde inceledi. Toplantıda sivil diplomasi ve uyum süreçleri değerlendirildi.
Bülbülzade Vakfı Suriye krizi ve göç yönetimi konusundaki çok boyutlu çalışmalarını anlatmak üzere Göç İdaresi Uyum ve İletişim Genel Müdürü Ahmet Dalkıran’ı ağırladı. Görüşmede Suriye krizinin başından bu yana yürütülen insani yardım faaliyetleri ve krizin ardından başlayan toplumsal iyileştirme hareketleri detaylı bir şekilde ele alındı. Türk ve Suriyeli kanaat önderlerini aynı masada buluşturan Ortak Gelecek Toplantıları'nın önemi vurgulanırken Gaziantep'in bu tarihi süreçte merkezi bir rol üstlendiği ifade edildi. İki toplum arasındaki bağların güçlendirilmesi ve sistematik ilişkilerin sürdürülmesi gerektiği aktarıldı.
SİVİL DİPLOMASİ VE KÜLTÜREL YENİDEN İNŞA
Toplantının en önemli gündem maddelerinden birini Suriye'de hayata geçirilen ve planlanan eğitim ile kültür projeleri oluşturdu. Halep, Afrin, El Bab, Azez ve Cerablus'ta açılan Anadolu Kültür Merkezleri'nin (AKM) iki ülke arasında güçlü bir sivil diplomasi köprüsü kurduğu belirtildi. Halep'te sadece üç ay gibi kısa bir sürede restore edilerek binden fazla öğrenciye eğitim sunan Halep AKM faaliyetleri takdir topladı. Öte yandan Şam'da kurulması planlanan gençlik merkezi ile Suriye'de açılacak yayınevi ve radyo istasyonu projelerinin ruhsatlandırma süreçlerinde sona yaklaşıldığı bilgisi paylaşıldı. Bu bağlamda Göçmen Hizmetleri Merkezi'nin çalışmaları ve kitap tercümelerinin de aralıksız sürdüğü hatırlatıldı.
GÖÇ BİR KRİZDEN ZİYADE BİR FIRSAT
Göç olgusunun salt bir kriz olarak değerlendirilmemesi ve büyük bir fırsata dönüştürülmesi gerektiği toplantıda öne çıkan bir diğer konu oldu. Türkiye'de doğan yüz binlerce Suriyeli çocuğun artık kendini bu toplumun ayrılmaz bir parçası olarak hissettiği ve Suriyelilerin Türkiye'den mezar yeri alacak kadar derin bir aidiyet geliştirdiği ifade edildi. Diaspora bağlarının kuvvetlendirilmesi ve nitelikli muhataplık ilişkilerinin rakamların ötesine geçerek insani bir zeminde kurulması gerektiği üzerinde duruldu. Valiliklerin kanaat önderleriyle yürüttüğü,herkesin dinlendiği titiz diplomasi süreçlerinin bu uyuma büyük katkı sağladığı belirtildi.
YÜZEYSELLİKTEN UZAK SİSTEMATİK ÇÖZÜMLER
Yeni dönemde göç ve uyum çalışmalarının vizyonunun yüzeysellikten kurtulması gerektiği vurgulandı. Şehirlerde yaşayan devasa nüfusun temel ihtiyaçlarının ötesine geçilmesi ve gıda kolisi dağıtımı gibi günübirlik yardımların yerine daha kalıcı, entegre sistemlerin inşa edilmesi gerektiği kaydedildi. Çağın getirdiği karmaşık sorunların modern ve sürdürülebilir sistemlerle çözülebileceği aktarılırken Türkiye'deki başarılı sistemin Suriye'nin yeniden inşasında da model olması gerektiği ifade edildi.





