BEKAM tarafından düzenlenen Odak Grup Toplantılarının üçüncüsü Bülbülzade Vakfı’nda gerçekleşti. Pdr. Uzm. Ahmet Taşkesen'in katılımıyla gerçekleşen programda sosyal değişimlerin aile yapısına etkileri ve gençlerin evlilik kurumuna yaklaşımı tüm boyutlarıyla tartışıldı.
Toplumsal meseleleri ele almak üzere Bilim Eğitim Kültür Araştırmaları Merkezi (BEKAM) tarafından başlatılan Odak Grup Toplantıları 2026 yılında hız kesmeden devam ediyor. Bu yılın toplantı başlıklarını büyük ölçüde toplumun temel yapı taşı olan aile kurumunun dijitalleşme, modernleşme, değişen sosyo-ekonomik dinamikler çerçevesinde geçirdiği dönüşümler oluşturuyor. Bu kapsamda 21 Mayıs 2026 Perşembe günü Bülbülzade Vakfı’nın Toplantı Salonunda “Gençlik, Evlilik, Yeni Neslin Aileye Bakışı” başlıklı kapsamlı bir oturum gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Mesut Aydağ'ın üstlendiği toplantıda gençlerin evlilikte aradığı duygusal doyum, sosyal kaygılar, aile sorunlarına dair kendi çözümlemeleri detaylı bir biçimde katılımcılara aktarıldı. Toplantı alan uzmanlarını, çalışma başlıklarını müzakere edecek paydaşları, sivil toplum gönüllülerini, gençleri aynı masada buluşturarak aile kurumunun geleceğine ışık tutmayı hedefledi.
Programın açılış konuşmasını yapan moderatör Mesut Aydağ, ailenin içinden geçtiği dönüşüm sürecine dikkat çekti. Teknolojik gelişmelerin insan ilişkilerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Aydağ, toplantının amacını şu sözlerle ifade etti: "Dijital ağlarda binlerce etkileşimde olduğumuz insanlar varken yan yana oturduğumuz insanla konuşamayacak kadar da uzaklaşıyoruz. Network bizi yakınlaştırırken bir yandan da yalnızlaştırıyor, birbirimizden uzaklaşıyoruz."
HEPİMİZ BİR ŞEKİLDE BİREYSELLEŞTİK
Açılışın ardından sözü devralan Pdr. Uzm. Ahmet Taşkesen, Türkiye'deki aile kurumunun modern çağın getirdiği etkilere maruz kaldığını belirtti. Aile kurumundaki sarsılmalara vurgu yapan Taşkesen, "Türkiye'de aile kurumu modern çağın getirdiği etkilerle sessiz ama derinden köklü bir yapısal bir değişime doğru sürecinden geçiyor. Hala da devam ediyor bu süreç. Bu değişimi anlamak, ailenin geleceğini korumak adına bu toplantıların düzenlenmesine ihtiyaç duyduk" dedi. Taşkesen, küreselleşmenin insanları yalnızlaştırdığına değinerek "Bizden bene dönüş gerçekleşti burada. Bireyselleşme dediğimiz şey ortaya çıktı. Bireyselleşme ve çekirdek aileye dönüşüm de aslında bunun bir tezahürü" sözleriyle durum tespiti yaptı.
GENÇLER İÇİN AİLE HEM GÜVENLİ BİR LİMAN HEM DE RİSK
Gençlerin aile kurumuna bakışı üzerine 81 ili kapsayan güncel araştırmalara da değinen Taşkesen, katılımcılara çarpıcı istatistikler sundu. Taşkesen, gençlerin zihnindeki paradoksu kendi cümleleriyle şu şekilde özetledi: "Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu şu: Gençler aileyi yüzde yüz oranda sığınılacak yegane psikolojik güvenli liman olarak tanımlıyorlar. Ama evliliği sorumluluk kaygısı, ekonomik belirsizlikler nedeniyle bir risk alanı olarak kodluyorlar." Taşkesen ayrıca gençlerin beklentilerini açıklarken "Gençler evlilik kurumuna, evliliğin barındırdığı belirsizlik, kısıtlanma, ekonomik risk unsurlarına mesafeliler. Aile kurumu yalnızlığı gideren yapı, güven sağlayan temel bir kurum olarak genç nezdinde hala yüksek değer taşımakta" ifadelerini kullandı.
ÖZGÜRLÜK VE GÜVEN İKİLEMİ
Odak grup mantığına uygun bir biçimde interaktif ilerleyen toplantının son bölümünde katılımcılar söz alarak çeşitli başlıklar altında kendi görüşlerini paylaştı. Geleneksel rollerin değişimi, ekonomik şartların evlilik kararına etkileri, dijital kültürün bireyler üzerindeki yansımaları etraflıca ele alındı. Salondaki eğitimcilerin, ebeveynlerin, genç katılımcıların katkılarıyla zenginleşen toplantıda özgürlük ile güven ikilemi yoğun bir şekilde tartışıldı. Aile içi değer aktarımının önemi vurgulanarak evlilik okulu gibi yapısal destek mekanizmalarının yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi.







