Anadolu Federasyonu tarafından düzenlenen Eğitim Müfredatları Çalıştayı, 6-7 Haziran tarihlerinde Bülbülzade Vakfı merkezinde çok sayıda akademisyen, eğitimci ve sivil toplum gönüllüsünün katılımıyla başladı.
Eğitim çalışmalarına yön verecek yeni dönem vizyonunu şekillendirmek amacıyla Anadolu Federasyonu tarafından düzenlenen Eğitim Müfredatları Çalıştayı, Anadolu'nun dört bir yanından gelen çok sayıda akademisyenin, alanında uzman eğitimcinin ve sivil toplum gönüllüsünün yoğun katılımıyla gerçekleşti. Kur'an-ı Kerim tilavetiyle kapılarını açan bu iki günlük yoğun program, 6-7 Haziran tarihlerinde Bülbülzade Vakfı merkezinde gerçekleştiriliyor. Katılımcıların bilgi, birikim ve tecrübelerini paylaştığı oturumlarda, hızla dijitalleşen modern dünyanın beraberinde getirdiği yeni zorluklar, kültürel dönüşümler ve yapısal meydan okumalar derinlemesine inceleniyor. Çağın getirdiği bu küresel ve dijital dalgaya karşı durabilecek insan merkezli, derinlikli, özgün ve tamamen yerli bir eğitim modeli inşasının tüm aşamaları, akademisyenlerin ve uzmanların ortak aklıyla kapsamlı bir şekilde ele alınıyor.
BÜTÜNCÜL VE AKIŞKAN BİR EĞİTİM FELSEFESİ
Çalıştayın açılışında konuşan Anadolu Federasyonu ve Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, eğitimin sadece teknik bir süreç olmadığını vurguladı. Günümüz dünyasındaki hızlı tüketime, dijitalleşmeye ve yüzeyselleşmeye dikkat çeken Aldemir, Federasyon ve Vakıf olarak insanı zihinsel, duygusal, ahlaki, manevi, fiziksel ve estetik olmak üzere altı temel boyutta ele alan bütüncül ve akışkan bir eğitim felsefesini savunduklarını dile getirdi. Bu müfredat çalışmasıyla iyi insan, etkili söz ve nitelikli eser ortaya çıkarma gayretlerini imkana dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti.
UYANIŞ VE ŞAHSİYET BULMA YOLCULUĞU
Başkan Aldemir, içinden geçilen dijitalleşme ve hızlı tüketim çağında eğitimin rolünü tanımlarken "Böyle bir dönemde eğitim artık sadece teknik bir süreç değil insanın özünü, o özdeki değeri gürleştiren ve gürleşen özün özgürleşmesini sağlayan bir ortamın, bir derinleşmenin, şahsiyet inşasının aslında kapılarını aralamaktır" şeklinde konuştu. Federasyonun vizyonunu bu ilkeler doğrultusunda şekillendirdiklerini belirten Aldemir, "Bizim bakış açımızda eğitim; dışarıdan şekil verilen bir mühendislik değil içten dışa doğru açılan bir uyanış, bir diriliş, bir şahsiyet buluş yolculuğudur" ifadesiyle insana yaklaşım biçimlerini ortaya koydu.
MÜFREDATTAN TÜM TOPLUM İSTİFADE EDECEK
Kurumun temel misyonuna ve zamanlar arası kurulan bağa da değinen Aldemir, "Bize bağımlı nesiller oluşturmak değil kendini gerçekleştiren, özünü gürleştiren ama bir arada da çalışmasını bilen bir habitat oluşturmak öncelikli hedefimizdir" diyerek yeni nesil bir ekosistem hedeflediklerini belirtti. Sorumluluk bilincinin altını çizerek "Geçmiş kökümüz, şimdi sorumluluğumuz, gelecek ise aslında emanetimizdir. Buna karşı da sorumlu davranıp hazırlık yapmak gerekiyor" diyen Aldemir, eğitimin temel amacının insandaki cevheri köreltmek değil açığa çıkarmak olduğunu ifade etti. Aldemir, hazırlanan müfredatın tamamlanmasının ardından akışkan bir şekilde tüm toplumun katkısına açılacağını ve farklı dillerde yayınlanarak tüm insanlığın istifadesine sunulacağını müjdeledi.
FEDERASYONUN EĞİTİM ANLAYIŞINI İLERİ TAŞIYACAĞIZ
Anadolu Federasyonu Eğitim Müfredatları Çalıştayı'nın mutfağında büyük bir emeği bulunan ve programın koordinatörlüğünü üstlenen Prof. Dr. Ahmet Yayla da açılışta katılımcılara hitap etti. Uzun süredir geniş bir ekiple evlerde ve sanal ortamlarda gece gündüz demeden bu meseleye dair büyük bir gayret ortaya koyduklarını belirten Yayla, çalışmanın yürütülmesinde fedakarlık gösteren tüm eğitimcilere teşekkürlerini iletti. Bu buluşmanın temel amacının eğitimdeki yakın açıklığı güçlendirmek, ortak bir dil oluşturabilmek ve gelecekte uygulanacak eğitim programlarının niteliğine katkı sunmak olduğunu ifade eden Yayla, çalıştay süresince sadece modülleri gözden geçirmeyeceklerini, aynı zamanda katılımcıların değerli önerileriyle federasyonun eğitim anlayışını da daha ileriye taşıyacaklarını vurguladı.
ÖNEMLİ OLAN BİLGİYİ ERDEME DÖNÜŞTÜRMEK
Eğitimin ontolojik, epistemolojik ve aksiyolojik temellerine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Yayla, modern eğitim sistemlerinin bilgiyi alıp satılan bir pazar ürünü olarak görmesini kapitalist sistemin büyük bir açmazı şeklinde nitelendirdi. Bilgiyi sadece ezbere öğrenmenin yeterli olmadığını, önemli olanın o bilginin hayattaki karşılığı ve nasıl erdeme, irfana dönüşeceği olduğunu dile getiren Yayla, konuşmasında estetik ve sanatsal boyutun önemine de ayrı bir parantez açtı. Pozitivist ve indirgemeci yaklaşımların insanı tek boyutlu tanımlayarak modern dünya bunalımlarına zemin hazırladığını belirten Yayla, insanın manevi ve metafiziksel ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini, edebiyattan sinemaya kadar sanatın tüm dallarıyla o aç olan ruhlara hitap edecek estetik bir duyarlılığın eğitim programlarına mutlaka yerleştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

















