Vakfımızın yürüttüğü ESC-51 projesi kapsamında Bosna Hersek’te sürdürülen gönüllülük hareketliliği, genç katılımcılar için bir yardım faaliyeti olmaktan çıkıp sınırları aşan bir empati, kişisel farkındalık ve kültürel köklere dönüş yolculuğuna dönüşüyor.
Bülbülzade Vakfı tarafından yürütülen ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen Avrupa Dayanışma Programı ESC-51 projesi kapsamında IFS EMMAUS’un ev sahipliğinde Bosna Hersek’in Doboj ve Srebrenitsa şehirlerinde bulunan genç gönüllülerimiz Nisa Nur Bayrak, Feride Nisa Tanaş ve Feyzanur Üstün farklı hayatlara dokunmanın derin huzurunu yaşıyor. Sahada terzilik atölyelerinden çocuklarla eğitim faaliyetlerine, yaşlı ziyaretlerinden kültürel etkileşimlere kadar pek çok çalışmaya imza atan gençler, bu süreçte insanlarla dil bariyerini aşan bir gönül bağı kurduklarını ifade ediyor.
EMPATİ DUYGUM VE BAKIŞ AÇIM GENİŞLEDİ
Farklı bir kültürün içinde yaşamanın bakış açılarını zenginleştirdiğini belirten gönüllüler, toplumsal fayda sağlarken kendi iç dünyalarında da büyük değişimler yaşadıklarını dile getiriyor. Nisa Nur Bayrak, dilini bilmediği insanlarla bir arada çalışmanın empati yeteneğini güçlendirdiğini vurguluyor. Terzilik alanındaki tecrübelerini projeye aktarma fırsatı bulan Bayrak, bu deneyimin kendisi için ne ifade ettiğini “Farklı kültürden dilini bilmediğim insanlarla birlikte yaşamak ve çalışmak empati duygumu ve bakış açımı genişletti. İlk gönüllülük projemin Bosna’da gerçekleşmesi bu deneyimi benim için daha anlamlı ve unutulmaz hale getirdi” sözleriyle açıklıyor.
DAHA DUYARLI BİRİ OLDUM
Süreci bir kendini tanıma yolculuğu olarak tanımlayan Feride Nisa Tanaş, başkalarına faydalı olabilmenin verdiği mutlulukla birlikte güçlü bir aidiyet hissi kazandığını belirtiyor. ESC projesinin kendisine sorumluluk duygusu ve çözüm odaklı yaklaşım kattığını söyleyen Tanaş, “Özellikle insanlara faydalı olabildiğimi hissetmek beni çok mutlu etti. Bu deneyim sayesinde iletişim kurma becerimin geliştiğini, olaylara daha anlayışlı ve çözüm odaklı yaklaşabildiğimi fark ettim. Farklı hayatlara dokunmak beni daha duyarlı biri haline getirdi” diyor.
PAHA BİÇİLEMEZ BİR DENEYİME DÖNÜŞTÜ
Bir Balkan göçmeni olarak bu topraklarda bulunmanın manevi değerine dikkat çeken Feyzanur Üstün ise duygu ve düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor: “Ziyaret ettiğim şehirlerde geçmişin izlerini taşıyan mimari eserleri görmek, farklı kültürlerle etkileşimde bulunmak ve bu coğrafyanın çok katmanlı yapısını deneyimlemek benim için oldukça öğretici ve anlamlıydı. Bir Balkan göçmeni olarak bu topraklarda vakit geçirmek, insanlarla bağ kurmak ve ortak bir geçmişin izlerini hissetmek ise benim için paha biçilemez bir deneyime dönüştü. Bizi burada ağırlayan ev sahibi IFS EMMAUS’a ve bize bu imkanı sağlayan Bülbülzade Vakfı’na teşekkür ediyorum.”
Gönüllülerimiz, Bosna-Hersek’te kurdukları iyilik köprüleriyle hem vakfımızı temsil etmeye hem de Balkanlar ile Türkiye arasındaki gönül bağını kendi duygu dünyalarıyla güçlendirmeye devam ediyor.










