Bülbülzade Vakfı Hayır Çarşısı ve Bahar Şenliği kapsamında düzenlenen Ortak Gelecek Toplantısı, Türkiye ve Suriye toplumlarının temsilcilerini stratejik ve felsefi bir vizyon etrafında buluşturdu.
Bülbülzade Vakfı tarafından organize edilen Hayır Çarşısı ve Bahar Şenliği etkinlikleri kapsamında, bölgedeki sosyal uyum süreçlerini ve geleceğe yönelik stratejik adımları ele almak amacıyla kapsamlı bir Ortak Gelecek Toplantısı gerçekleştirildi. Suriyeli kanaat önderlerinin, akademisyenlerin ve bürokratların katılım sağladığı toplantıda; Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, Göç Hizmetleri Merkezi Koordinatörü Remzi Yılmaz, Vakfın Mütevelli Heyetinden Mahmut Kaçmazer, Geçici Koruma Uyum Grup Başkanı Raşit Korkmaz ve Prof. Dr. Yücel Karadaş söz aldı. Toplantıda Suriyeli göçmenlerin yasal statülerinden seyahat izinlerine, ekonomik entegrasyondan gelecekteki kurumsal iş birliklerine kadar pek çok kritik başlık ele alındı.
GÖÇ YÖNETİMİNDE YENİ DÖNEM
Geçici Koruma Uyum Grup Başkanı Raşit Korkmaz, ilk olarak İl Göç İdaresi bünyesinde gerçekleştirilen kurumsal yapı değişiklikleri ve yürütülen güncel yasal prosedürleri paylaştı. İkamet biriminin artık düzenli göç kapsamına alındığı belirten Korkmaz, yasal yollardan giriş yapmayan bireylerin ikamet izni almasının hukuken mümkün olmadığı hatırlattı. Gaziantep Konsolosluğunun faaliyete geçtiğini bildiren Korkmaz, geçici koruma statüsündeki bireylerin adres beyanları ile yol izinlerinde çeşitli kolaylıkların sağlandığını ancak yasal yükümlülüklerin eksiksiz devam ettiğini aktardı. Genel bir çalışmanın henüz bulunmadığını fakat uzun vadede geçici koruma statüsündekilerin ikamet modeline geçilmesini beklediklerini ifade etti.
GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARIP GELECEĞİ İNŞA EDECEĞİZ
Toplantıda söz alan Mahmut Kaçmazer, tarihi paylaştıklarını ve yaşanan acıları kendi acıları gibi gördüklerini belirtti. Çanakkale'de nasıl omuz omuza durulduysa bugün de kaderin ve geleceğin bir olduğunu dile getiren Kaçmazer, yaşanan büyük zorlukların ardından şimdi geçmişten ders çıkararak geleceği nasıl inşa etmek gerektiğinin düşünülmesi gerektiğini aktardı. Birlikte üretmek, hedefler koymak ve kimlik dahi sorulmadan Gaziantep ile Halep arasında köprülerin yeniden kurulduğu günleri görmek için üst akıl oluşturmak zorunda olunduğunu ifade eden Kaçmazer, toplumların bir elin parmakları gibi olduğunu vurguladı.
BİRLİKTE YAŞAMA İDARESİ BÜROKRATİK ENGELLERİ AŞACAK
Prof. Dr. Yücel Karadaş ise Türkiye ve Suriye halkı arasındaki ilişkilerin son on beş yılda geldiği noktayı akademik bir perspektifle değerlendirdi. Özellikle son iki yılda tarafların birlikte yaşama bilincini ve bu durumun kaçınılmazlığını çok daha net idrak ettiğini belirten Karadaş, yakın gelecekte bürokratik engellerin aşılacağını ve daha rahat bir giriş çıkış nizamının sağlandığı ortak bir gelecek düşlediğini paylaştı.
YÜZ YILLIK HASRETİN ARDINDAN BÜYÜK COĞRAFYA VİZYONU
Toplantının kapanış bölümünde konuşan Bülbülzade Vakfı Başkanı Turgay Aldemir, iki toplumun Yakup'un ayrı düşmüş evlatları gibi olduğunu ve yaşanan acı savaşın bu insanları yüz yıllık bir hasretin ardından yeniden bir araya getirdiğini belirtti. Yaşanan bu tarihi sürecin toplumları geleceğe taşıyan önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Aldemir, gündelik sorunlara mahkum olmadan yeniden Halep, Şam, Bağdat, Kudüs, Mekke ve Kahire'nin, kısacası tüm insanlığın umudu olmak adına yeryüzünde kaybedilen çoğulculuğu ve çeşitliliği yeniden canlandırmak gerektiğini vurguladı. Bu coğrafyanın sınırlarını aşan büyük meseleye odaklanarak her bir ferdin daha fazla çalışması gerektiğine dikkat çeken Aldemir, artık sorunların değil planlamaların, yatırımların, fikirlerin, düşüncenin ve felsefenin konuşulması gerektiğini söyleyerek konuşmasını tamamladı.










